nota etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
nota etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

23 Ağustos 2007 Perşembe

Gitar Çalmak 3 - Hissederek Çalmak

Gitar çok yönlü bir enstrümandır. Gitarla klasik parçalar, rock, blues veya caz gibi değişik tarzlarda şarkılar çalabilirsiniz. Oysa diğer enstrümanlarda bu esnekliği bulamazsınız. Gitarı sevmemin sebeplerinden biri de bu.

Müzik ve matematik ilişkisi yazısında müziğin matematiksel yönüne değinmiştim. Şimdi ise müziğin başka bir yönüne değinmek istiyorum. Kendini müzik ile ifade etmek, yani müzik yapmak diğer aktivitelere göre farklıdır. Mesela iyi bir basketbol oyuncusu olmak için tabiki doğuştan gelen bir yetenek olması gerekir. Ama bunun yanında iyi bir basketbolcu olmak için çok çalışmak gerekir. Yoğun antremanla ve kondüsyonla iyi bir basketbolcu olunabilir. Müzikte böyle değildir. İyi seçilmiş birkaç nota, duygu yüklü bir müzik insanları etkilemeye yetebilir.

Kurt Cobain yaptığı 3 akorlu şarkılarla zamanında kitleleri peşinden sürükledi. Gençliğin idolü olmayı başardı. Kendisi de grunge müziği 3 akor ve bir çığlık olarak tanımlıyordu. Bazılarının "ne var onun şarkılarında 3 akor başka bişey yok" diye beğenmediği ama milyonlarca kişiyi etkilemeyi başarmasındaki sebep neydi öyleyse? Nirvana dağılmasına rağmen hala dünya üzerinde popüler bir gruptur. Demek ki kitleleri peşinden sürükleyebilmek için ille de çok iyi müzik bilgisi gerekmiyor.

Eric Clapton da dünyaca ünlü bir müzisyen. Birçok şarkısını sever ve dinlerim. Onun için yavaş solo atıyor denir mesela. Hatta lakabı slowhand dir. Bir de Malmsteen var. O da dünyaca ünlü bir gitar virtüözü. Güya 1 saniyede bilmem kaç nota çalabiliyormuş, çok hızlıymış falan filan. Ben Malmsteen videosu da seyrettim ve kesinlikle Eric Clapton' un hissederek çaldığı müthiş sololarını onunkine tercih ederim.

Sonuçta gitar çalabilmek için temel seviye gitar tekniğine hakim olmak gerekir. Yalnız yaptığınız müzikte insanları etkilemeyi başarabilmek için ille de müthiş derecede gitar bilgisi gerekli değil. İyi gitar çalmak sadece bir kağıttaki notaları okuyup onları hiç şaşırmadan çalmak demek değil. Çaldığınız parçaya o duyguyu, hissi katabiliyorsanız o zaman başarılı olursunuz. Bu da bence insanın içindeki müzik ruhuyla ilgili birşey.

22 Ağustos 2007 Çarşamba

Gitar Çalmak - 2

- Bir metot kitabı alın. Metot kitabındaki teorik bilgi ve teknikleri çalışabilirsiniz. Teoriyi alıp bunu uygun teknikle enstrümana aktarabilmek gerekir. İnternette bu konuda Türkçe kaynak fazla bulunmasa da bir çok yabancı kaynak mevcut. Bunlardan yararlanabilirsiniz.

- Teknikleri doğru öğrenin. Yanlış öğrenilen bir tekniğin düzeltilmesi çok zordur.

- Kesinlikle kendinizi zorlamayın! Yapamayacağınız teknikleri veya çalamayacağınız soloyu, şarkıyı çalmak için kendinizi fazla zorlamayın. Bu durum ileride geri dönüşü olmayan sakatlıklara sebep olabilir. Bu yüzden sabırlı olun. Zamanla ilk başlarda çalamadığınız soloları, şarkıları çalabilir seviyeye geleceksiniz.

- Bir metronomla ritm eşliğinde çalın.

- Yavaş çalın. Her notanın sesinin net olarak çıktığına emin olun. Çalamayacağınız hızlarda çalmaya çalışmayın. Pratik yaptıkça hızlanıcaksınız.

- Çok pratik yapın. Ne kadar çok pratik yaparsanız o kadar hızlı ilerlersiniz.

- Çalması kolay basit şarkılarla başlayın. Türkçe birçok akor sitesi var. Buralardan akor indirip çalabilirsiniz. Gerçi bazı akorlar yanlış olabiliyor ama başlangıç için bunları kullanabilirsiniz.

- Bir grupla çalışın. Grupla çalışınca birbirinizden birşeyler öğrenebiliyorsunuz. Mesela sizin bilmediğiniz bir şarkıyı arkadaşınız size gösterir veya siz arkadaşınıza bir şarkı öğretirsiniz. Bana kalırsa arkadaşlarla beraber çalmak tek başına çalmaya göre daha zevklidir.

- Çok müzik dinleyin. Belli bir tarza takılı kalmayın. Değişik tarzlar dinlemeye çalışın. Bu müzik kulağınızı geliştirir. Ünlü virtüözlerin videolarını seyredin.

20 Ağustos 2007 Pazartesi

Müzik ve Matematik İlişkisi

Lisedeyken müzik derslerinde hoca notaları gamları vs. anlatırken işlerin gittikçe birbirine karıştığını fark ettiğimde bir süre sonra sanki müzik değil de matematik işlemleri yapıyormuşum gibi hissetmeye başlamıştım. Ben hoca bunlardan sorcaksa işimiz iş diye düşünürken yanımdaki arkadaşım “ya diyez sesi inceltiyo muydu kalınlaştırıyo mu?” diye sorunca en azından kendi durumumun çok da kötü olmadığını anlayıp rahatlamıştım:)

Müzik için belli kurallar çerçevesinde dizilmiş notaların birbiriyle uyumlu bir şekilde birleşmesiyle oluşan bir kompozisyondur diyebiliriz. Matematiğin işlevi de buna benzerdir.

Matematikte sayıları bölme, çarpma, toplama gibi değişik işlemlerden geçiririz ve bir sonuca ulaşırız. Müzikte de notaları sınırsız varyasyonlarla sıralayabilir ve bir melodiyi oluşturabiliriz. İkisi arasındaki ortak nokta sonuca nasıl gittiğimiz (gidişat) ve varyasyonlardır.

Bebeklerde de müziğe yatkınlık görebiliriz. Mesela onlarla şarkı söyler gibi konuştuğunuzda normal tonda konuştuğunuzdan daha fazla dikkatlerini çektiğinizi fark edebilirsiniz. Bu konuda yapılan araştırmalara göre müziksel aktivitelerde bulunan çocukların matematikte daha başarılı oldukları görülmektedir. Dolayısıyla bir çocuğun müziği sevmesi ve bir yaşam tarzı haline getirmesi gelişimini olumlu yönde etkiler. Bu ilişki tersi yönde de çalışmakta. Yani matematiği çok iyi yapan öğrenciler aynı zamanda bir müzik aleti çalmada veya nota okumada da aynı başarıyı gösteriyorlar. Bu ilişkiler doğrultusunda eğitim öğretim programlarında uygun etkinliklere yer verilerek okullardaki öğrenci performansı arttırılabilir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu